İçeriğe geç

Nörobilim ile Zihnimizin Derinlerine İnelim!

Okuma Süresi: 2 dakika

Hemen inmiyoruz tabi önce biraz bilgi sahibi olalım. Nörobilim’e ilgim Fringe dizisi ile başladı. Sinir bilimi olarak Türkçe’ye çevirebiliriz. Zaten öyle. Neyse ben kendi tarzımdan yazmamaya çalışacağım artık. Bayağı itici oluyormuşum. Ancak kendimi gömüyorum aslında kimseye zararım da yok. Nörobilim’e böyle ufaktan çağrışımlar yapan bu dizi ile okumaya başladığım bir kitapla daha da körüklendi bu araştırma, bu bilimi öğrenme hevesi. Duygusal zeka kitabında bazı bilimsel terimleri araştırmam gerekti. Mesela biri “Korteks” Anlamadım çünkü :D. Sonrasında galiba bu bilim dalını araştırmak bana bazı konularda yardımcı olabileceğini düşündüm. Belki bundan bir seri çıkar. Bu bilim dalının ana amacı sinir sisteminin nasıl çalıştığını anlamaktır. Ama daha sonradan sadece beynin nasıl çalıştığını değil davranışlarımızı, düşüncelerimizi ve duygularımızı nasıl etkilendiğini öğrenmek istemiştir.  Nöron biliminin başında nöron doktrinin yaratıcısı Santiago Ramon y Cajal’ı söylemeden geçersek büyük ayıp olur. Günümüzün gelişmesi ve sinir sisteminin yenilenemesi sorunlarına yaptığı katkılar daha dün gibi önemli ve bilim insanlarının çalışmalarına sürekli katkı sağlamaktadır.

Peki nedir bu Nöron Doktrini?

Cajal kuşların beyinlerindeki sinir sisteminin birbirine temas etmekte olan tekil hücrelerden oluştuğunu keşfetmiş ve bunu çok yüksek proporsiyonlarda boyadığı hücrelerle açık şekilde göstermeyi başarmıştı.

1988’deki bu başarısı; Cajal’ın otobiyografisindeki kendi deyimiyle; çalışmalarının zirvesi niteliğindeydi. Bulguları, bugün sinir bilimin sarsılmaz temeli olarak görülen ‘Nöron Doktrini’ni kanıtlayacak şekilde kurgulamasını sağladı.

‘Nöron Doktrini’, nöronların birbirinden ayrı, tekil hücreler olduğunu ileri sürer. Doktrine göre, nöronlar biyokimyasal olarak birbirlerinden bağımsız çalışmaktadır

Golgi, ‘boyama’ yönteminin mucidiydi ve nöron doktrinine karşı çıkmaktaydı. Golgi, Ramón y Cajal bu doktrini kurmadan önce birçok bilimcinin de düşündüğü gibi; nöronların bağımsız değil birbirine bağlanarak ağ oluşturmuş halde davrandıklarını ileri sürüyordu.

 Nörobilimdeki birçok keşfin multidisipliner olduğu söylenebilir.

Bilişsel sinirbilim

Sinirbilimi çok geniş bir bilimsel çalışma alanı. Ben daha %0.000001 ‘indeyim. O kadar geniş yani. Temel araştırmalardan, temel davranış mekanizmalarının yankılarıyla çalışan uygulamalı araştırmaya kadar her şeyi içermekte. Nörobilim içerisinde bilişsel sinirbilim, dil, hafıza ve karar verme gibi daha yüksek işlevlerin nasıl çalıştığını anlamaya çalışır. Ki bu benim ilgilmi çeken ve cezbedici nokta.

Davranışlarımız ve düşüncelerimizin beynimizde nasıl bir etkiye sahip olduğuna odaklanır Bilişssel Nörobilim. Duyusal ve motor fonksiyonlarından sorumlu beynimizin belirli alanlarını tespit edebilir ancak bu alanlar sadece korteksin dörtte birini temsil ediyor.

*Korteks:Serebral korteks beynin beyincik dışında kalan kısmı olan serebrumun en dış tabakasıdır.

Bu makalem bu bilim dalına ilk giriş ve basit bir ön bilgilendirme olsun. Daha güzellerini araştırp, öğrenip yazacağım. Çünkü bu beni heyecanlandırıyor. Sevgi ile kalın :).

Kaynaklar:

  • Cavada, C. Sociedad Española de Neurociencia: Historia de la neurociencia. Recuperado de http://www.senc.es/es/antecedentes
  • Eriksson, P.S., Perfilieva E., Bjork-Eriksson T., Alborn A. M., Nordborg C., Peterson D.A., Gage F.H. (1998). Neurogenesis in the Adult Human Hippocampus. Nature Medicine.4(11), 1313–1317.
  • Kandell E.R., Schwartz J.H. y Jessell T.M.(2001) Principios de Neurociencia. Madrid: McGraw-Hill/Interamericana.
Tarih:Nörobilim

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.